Prof. Dr. Aziz Sancar, 8 Eylül 1946’da Mardin’in Savur ilçesinde doğmuş, Nobel Kimya Ödülü kazanmış, uluslararası arenada tanınan bir doktor, akademisyen, biyokimyager ve moleküler biyologdur. DNA onarımı, hücre döngüsü düzeni, kanser tedavisi ve biyolojik saat üzerine yaptığı öncü çalışmalar, hem bilim dünyasında hem de gençler arasında ilham kaynağı olmuştur. Günümüzde ABD’de Kuzey Carolina Üniversitesi’nde Sarah Graham Kenan Profesörü olarak görev yapan Sancar, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri vatandaşıdır.
Erken Yaşam ve Eğitim
Aziz Sancar, orta gelirli çiftçi bir ailenin sekiz çocuğundan yedincisi olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Mardin’de tamamlayan Sancar, lise yıllarında futbola ilgi duymuş; ancak son sınıfta futbol kariyerinden vazgeçerek akademik hayata odaklanmıştır. 1963’te İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne giren Sancar, 1969’da birincilikle mezun olmuş; memleketi Savur’da kısa süre doktorluk yaparak toplum sağlığına hizmet etmiştir. Bu deneyimler, onu bilimsel araştırmalara yönlendirmiş ve uluslararası arenada ileri eğitim almak için ABD’ye adım atmasında etkili olmuştur.
Akademik Kariyer ve Bilimsel Başarılar
Sancar, TÜBİTAK bursu sayesinde ABD’ye giderek Dallas Texas Üniversitesi’nde moleküler biyoloji alanında yüksek lisans ve doktora çalışmalarını sürdürmüştür. Danışmanı Dr. Claud Stanley Rupert’in rehberliğinde, bakterilerde UV ışığının neden olduğu DNA hasarını onaran fotoliyaz enziminin genini klonlamış; bu çalışma, genetik mühendisliğinin ilk örneklerinden biri olarak dikkat çekmiştir. Yale Üniversitesi’nde DNA onarımı alanında doçentlik tezini tamamlayan Sancar, 1997’den itibaren Kuzey Carolina Üniversitesi’nde biyokimya ve biyofizik alanında çalışmalarını sürdürmekte; bugüne kadar 415 bilimsel makale ve 33 kitap yayımlamıştır.
Ayrıca, biyolojik saatlerin moleküler temelleri ve kanser tedavisinde sirkadiyen saatin rolü üzerine yaptığı araştırmalar, yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine önayak olmuştur. Aziz Sancar, bilimsel çalışmalarını sadece laboratuvarlarda yürütmekle kalmayıp, aynı zamanda Türk öğrencilerinin uluslararası platformda eğitim alabilmesi ve Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlenmesi amacıyla Aziz & Gwen Sancar Vakfı ile “Carolina Türk Evi” gibi projelere imza atmıştır.

Ödüller ve Uluslararası Başarılar
Aziz Sancar’ın bilimsel katkıları pek çok ulusal ve uluslararası ödülle taçlandırılmıştır. Onun çalışmaları sayesinde DNA onarım mekanizmalarının ayrıntılı haritalandırılması mümkün olmuş, bu da kanser gibi hastalıkların tedavisinde yeni yaklaşımların geliştirilmesine zemin hazırlamıştır.
Aşağıdaki tabloda, Sancar’ın kazandığı bazı önemli ödüller ve aldıkları yıllar özetlenmiştir:
| Ödül | Yıl |
|---|---|
| ABD Ulusal Bilim Vakfı Genç Araştırmacı Ödülü | 1984 |
| Amerikan Fotobiyoloji Derneği Ödülü | 1990 |
| ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü Ödülü | 1995 |
| TÜBİTAK Bilim Ödülü | 1997 |
| ABD Fen ve Sosyal Bilimler Akademisi Ödülü | 2004 |
| ABD Ulusal Bilimler Akademisi Üyeliği | 2005 |
| TÜBA (Türkiye Bilimler Akademisi) Üyeliği | 2006 |
| Vehbi Koç Ödülü | 2007 |
| Nobel Kimya Ödülü (Paul Modrich ve Tomas Lindahl ile birlikte) | 2015 |
Bilimsel Katkılar ve Etkisi
Aziz Sancar, DNA onarım mekanizmalarını ortaya çıkararak hücrelerin genetik bilgisini koruma altına almış, böylece kanser tedavisi ve yaşlanma gibi temel biyolojik süreçlerin anlaşılmasına önemli katkılar sağlamıştır. Araştırmalarında kullandığı ileri biyokimyasal ve moleküler biyoloji teknikleri, hem temel bilim hem de uygulamalı tıp alanında devrim niteliğindedir. Sancar’ın geliştirdiği “maxicell tekniği” ve “excinuclease” kavramları, modern biyokimya literatüründe kendine yer bulmuş; bu sayede onun çalışmaları dünya genelinde milyonlarca bilim insanı tarafından referans alınmaktadır.
Özellikle kanser tedavisinde, DNA onarım mekanizmalarının bozulması ile ortaya çıkan genetik hataların düzeltilmesi konusunda geliştirdiği yöntemler, gelecekte yeni tedavi protokollerinin oluşturulmasında önemli rol oynayacaktır. Ayrıca biyolojik saat (sirkadiyen ritim) üzerine yaptığı araştırmalar, vücudun doğal ritminin çeşitli hastalıkların önlenmesinde ne denli kritik olduğunu gözler önüne sermiştir.
Kişisel Yaşam ve İlham Kaynakları
Aziz Sancar, akademik kariyerini sürdürürken, yoğun çalışma temposuna rağmen hayatın dengeli yaşanması gerektiğine inanmaktadır. Bir röportajında 40 yaşına kadar günde 18 saat çalıştığını, sonrasında ise bu süreyi günde 12 saate düşürdüğünü belirterek, verimli çalışma ve dinlenmenin bilimsel başarıda ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır. Biyokimya profesörü Gwen Boles Sancar ile evli olan Aziz Sancar, ailesi ve kurduğu vakıf aracılığıyla Türk gençlerine ve akademisyenlere ilham vermeye devam etmektedir.
Sonuç
Aziz Sancar, bilim dünyasına yaptığı öncü katkılar, uluslararası ödülleri ve Türkiye’nin bilim alanındaki prestijini artıran çalışmaları ile adını tarihe altın harflerle yazdırmıştır. DNA onarımı, biyolojik saat ve kanser tedavisi gibi alanlardaki keşifleri, sadece tıp ve biyoloji dünyasında değil; genç bilim insanlarına örnek teşkil eden azim ve kararlılık konusunda da ilham kaynağıdır. Aziz Sancar’ın başarı öyküsü, eğitime, yoğun çalışmaya ve uluslararası işbirliklerine verdiği önemin en güzel örneklerindendir.

